Meloody müzik

MustafaBastug.net 1 Yaşında

Ocak 2010, blogumdaki ilk yazım ‘Merhaba Dünya’ yayınlandı.
Şubat 2010
Mart 2010
Nisan 2010
Mayıs 2010
Haziran 2010
Temmuz 2010
Ağustos 2010
Eylül 2010
Ekim 2010
Kasım 2010
Aralık 2010
Ocak 2011, Mustafabastug.net 1 Yaşında!

Not: Bu yazıda da gönderme yapılan, Yılmaz Özdil’in yazdığı Türkiye – AB ilişkilerini en iyi özetleyen yazılardan biri olduğunu düşündüğüm ’1 Ocak’ adlı yazıya ulaşmak için tıklayın.

Kişisel, Tasarım kategorisinde yer alan bu yazi 5 Ocak 2011 tarihinde yazilmis.

Biraz geç kalsam da The Social Network filmini sonunda izlemeyi başardım ve filmle ilgili görüşlerimi sıralamak istiyorum. (Dikkat: Spoiler içerir.)

  • David Fincher gibi bir yönetmen tarafından çekilmesi zaten film için büyük bir artı. Fincher, yine basit konuları güzel ve heyecanlı anlatma marifetini göstermiş.
  • Filmin konusu hakkında her ne kadar basit diye düşünsem de konusu özellikle de benim için oldukça ilgi çekici. Facebook gibi hayatımızın önemli bir parçası olan internet devinin hikayesini öğrenmek (en azından filmin anlattığı kadarıyla) oldukça güzel.
  • Justin Timberlake’i seyretmek ilginç (ve güzel) bir deneyim.
  • Mark Zuckerberg karakteri (Eeee Mark sonuçta) oldukça samimi ve sevecen geldi bana. (Evet biliyorum ama bana öyle geldi işte…)
  • Mark’ın filmin başında kızdan yediği tekmeden sonra blogunda kıza saydırması çok ilginç geldi bana. (Ben de yapmayı düşünüyorum bunu. Bizi izlemeye devam edin. :D )
the social network filmi
  • Mark’ın Facemash adlı web sitesinin ününü daha önce de duymuştum. Böyle bir siteden Facebook fikrinin çıkması ilginç ve güzel.
  • Facemash demişken Eduardo’nun cama yazdığı o algoritmadan (Evet biliyorum hepimizin aklıma A Beautiful Mind filmi geldi.) bir şey  anlamadım açıkcası. Böyle bir sitenin altyapısını yapmak için böyle bir algoritmaya ihtiyaç var mıydı bilemiyorum.
  • Mark’ın Harward’ı bırakması bana biraz Bill Gates abimizi hatırlattı.
  • Bill Gates demişken onu da bir sahnede ekranda görünce sevinmedim diyemem.
  • Mark’ın Facebook fikrinin çalıp çalmaması konusunda ise şunu demek istiyorum. Mark olmadan Facebook olmazdı. Ama adam da haklarını yemiş be hacı.
  • Marık’ın son sahnede eski sevgilisini Facebook’ta ekleyip sayfayı yenilemesi oldukça ironik ve güzel. (Hangimiz yaşamadık ki bunu.)
  • “i’m ceo, bitch” kartvizitini gerçekten bastırmışlar mıdır acaba?
  • Sean Parker rolü için (Napster’ın kurucusu) bile bu film izlenir.
  • Sean’in “the”yı atın. sadece “facebook” kalsın. temiz olur.” dedikten sonra Mark’ın “vay anasını” dediği sahne süperdi.
  • Biraz olsun kod yazmaktan hoşlanıyorsanız filmdeki programlama sahnelerinden çok eğleneceğinize eminim.
  • Son bir not benim film için puanım: 7/10.

Sinema - Tv kategorisinde yer alan bu yazi 30 Aralık 2010 tarihinde yazilmis.

Sonbahar bile geride kaldı artık. Sensizlik soğuk…

Ben buna rağmen baharı düşünüyorum. ‘O masal günü geldiğinde’* sen ve ben sonsuza dek baharı yaşayacağız. Güneş yakın. ‘Güneşin zaptı’** yakın. Sen yakınsın.

Diyorum ya işte sadece bir düşünce, belki de bir hayal…

*Feridun Düzağaç – Beni Bırakma
**Nazım Hikmet – Güneşi İçenlerin Türküsü

Fotograf, Kişisel kategorisinde yer alan bu yazi 29 Aralık 2010 tarihinde yazilmis.

Bazen, müzik dediğin aşk’ı anlatmalı dediğim anlar vardır. Güzel, samimi ve sıcak bir aşk şarkısı: Seni Bana Anlatırlar.

“…küçük sitemler ettin bazen
bazen kelimelerle af diledim senden
o kadar memnunum ki bana gelmelerinden
belki hiç belli etmem ama
dünyanın en mutlu erkeğiyim ben
yanındayken…”

Yanındayken mutlu olacağınız kişileri düşünerek dinlediginizde çok da güzel bir etkisi vardır.Bir de o kişinin yanındaysanız tadından yenmez (Yani en azından böyle olduğunu umuyorum). Lafı fazla uzatmadan sizi bu harika şarkıyla başbaşa bırakmak istiyorum. Karşınızda Pinhani ve İnandığım Masallar albümünün en güzel şarkısı Seni Bana Anlatırlar…

Son bir hatırlatma: Bu harika şarkının sözlerini yazının devamında bulabilirsiniz. Tamamini oku →

Müzik kategorisinde yer alan bu yazi 27 Aralık 2010 tarihinde yazilmis.
sex hikayeleri