Eylül demek; hazan, hüzün, ayrılık, depresyon, gitmek, kalmak, gidenin ardından bakmak, kal demek, kal diyememek, dönmek, dön demek, dön diyememek, aramak, bulmak, bulamamak, gel, gelme, gönül, taş, kalp, kırık, özlem, özlemek, sevda, sarı, kırmızı, kızıl, siyah, gri, gökyüzü, ağaç, yaprak, … Continue reading
Her harfinde sen olan; mutlu sonlu masallar yazardım sen varken ve sen, seni her düşündüğümde yazdığım o düşten bozma masalların başrolüydün. Bayram sabahını doya doya yaşayan bir çocuk kadar mutlu, yağmurda ıslanan toprak kokusu kadar saf ve güzel, senin kadar … Continue reading
Düşünmekten korktuğu için okuduğu kitaba, bugün de o düşünceler yüzünden yoğunlaşamıyordu. Kapatıp, kapağına boş gözlerle bakarak düşünmeye başladı kitabın. Saat sabaha karşı 5′i çeyrek geçiyordu ve odasındaki sessizliği bozan tek şey duvar saatinden gelen tıkırtılardı. Silkenelip kendine geldiği anda 5 … Continue reading
Uzun bir romanın içindeki bir kaç sayfalık can alıcı bir olayı yaşıyor olmalıydım. Ya da 1.5 saatlik filmin en hüzünlü dakikalarını oynuyordum. Evet, oynuyordum. Ne yaptığımı bilmiyordum ve yönetmenin “motor” demesiyle akmaya başlamıştı zaman. Flu olan yüzler bir bir netleşmeye … Continue reading